Halid Meşal Gazze ve Batı Şeria’daki ateşkes ihlallerine dikkat çekti
Hamas’ın eski Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, Gazze’de savaşın sona erdiğini ancak İsrail’in bölgedeki uygulamalarının sürdüğünü belirtti. Meşal, durumu "soykırım savaşı" olarak tanımladı.

Doha’nın kalbinde, 17. El Cezire Forumu’nun ikinci gününde gerçekleştirilen özel oturumda Meşal, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gazze’deki duruma değinen Meşal, ateşkesin sağlanmış olmasına rağmen acıların ve ihlallerin devam ettiğini, Batı Şeria’daki baskıların da sürdüğünü vurguladı.
Hamas ve diğer Filistinli grupların, Gazze’nin yeniden inşası ve mevcut sorunların çözümü için yoğun bir siyasi çaba içinde olduğuna dikkat çeken Meşal, Filistin meselesinin kalıcı bir çözüm gerektirdiğinin altını çizdi. Filistin devletinin tanınmasını olumlu bir gelişme olarak gören Meşal, bu adımın yeterli olmayacağına, İsrail’in durdurulması için uluslararası toplumun daha dikkatli hareket etmesi gerektiğine işaret etti.
7 Ekim 2023’te başlayan ve Hamas’ın “Aksa Tufanı” olarak adlandırdığı sürecin, Filistin konusunu yeniden dünya gündeminin merkezine taşıdığına inanan Meşal, bu meselenin artık göz ardı edilemeyeceğini ve bir çözümün kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Gazze’nin geleceği hakkında da değerlendirmelerde bulunan Meşal, dış müdahale veya yabancı yönetim modeline karşı olduklarını belirterek, Gazze’nin Filistinlilere ait olduğunu ve kaderlerini kendilerinin tayin etmek istediklerini söyledi.
Hamas’ın silahsızlandırılması konusuna da değinen Meşal, işgal altında silahsızlanmanın Filistin halkını savunmasız bırakacağını savundu. Silahsızlanma taleplerini eleştiren Meşal, bazı silahlı grupların meşrulaştırılmasının ise bir çelişki olduğunu dile getirdi.
Gazze’nin yeniden inşası ve insani yardımların sürdürülebilir bir şekilde ulaştırılabilmesi için çatışmaların yeniden başlamasını engelleyecek bir ortamın sağlanması gerektiğini ifade eden Meşal, uluslararası kamuoyunda İsrail’e yönelik tepkilerin arttığını, özellikle üniversiteler ve sosyal medya üzerinden önemli bir değişim yaşandığını belirtti.
Türkiye, Katar ve Mısır’ın arabuluculuk çabalarını takdir ettiklerini vurgulayan Meşal, Doha yönetiminin Filistin meselesindeki çabalarını önemli ve onurlu bulduğunu sözlerine ekledi.
Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını vurgulayan Meşal, Gazze’nin Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti ve Filistinlilerin direnişlerine devam edeceğini kaydetti. İsrail’in bölge için bir tehdit oluşturduğunu savunan Meşal, İslam dünyasının bu konuda birlik içinde hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.
Meşal, sorunun yalnızca Filistin’in işgaliyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda İsrail’in bölge açısından varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu ileri sürdü. İsrail’in uluslararası meşruiyetini kaybettiğinin gösterilmesi gerektiğini savunan Meşal, Batı Şeria’daki gelişmelerin Ürdün için de ciddi bir risk taşıdığına ve İsrail’in Suriye’ye yönelik hareketlerine dikkat çekti.









