Sağlık

Hekimsen Malpraktis Çalıştayı düzenleyerek tazminat sistemini ele aldı

Hekimsen Genel Başkanı Adil Kurban, malpraktis davalarında tazminatların hızla yükseldiğini vurguladı, bu durumun hekimler ve kamu bütçesi için tehlikeli sonuçlar doğurduğunu açıkladı.

Hekimsen, çeşitli sosyal medya platformları üzerinden “Malpraktis Çalıştayı” başlıklı bir canlı yayın gerçekleştirdi. Yayında Hekimsen Genel Başkanı Adil Kurban’ın yanı sıra, Avukat Abdullah Şakar, Avukat İlayda Başbuğa ve Dr. Salih Yılmazgil de yer aldı.

Canlı yayında bir konuşma yapan Hekimsen Genel Başkanı Adil Kurban, malpraktis davalarında verilen tazminatların “haksız yere çok yüksek” olduğunu belirtti. Bu durumun hukuk sisteminde yeni sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti. Kurban, “Böylesine yüksek tazminatlar, yasal olmayan pek çok faaliyeti teşvik eder. Türkiye’deki bazı eski sorunlar bu şekilde yeniden ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu.

“Uygulama şu an işlerlikte, geleceği belirsiz”

Mevcut yasaların özellikle kamu sağlık çalışanlarını hedef aldığını savunan Kurban, kasıt kavramının belirsizliğinin hekimler açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Yönetmeliklerin henüz yürürlüğe girmediğine dikkat çeken Kurban, “Şu an bir uygulama var ama bu sadece geçici bir durum. ‘Kasıt’ kavramına bağlı olarak ileride tazminat rücu payı gündeme gelebilir ve bu durumda sigorta ödemezse mali yük yine hekime dönebilir” dedi.

“Bu yük sağlık bütçesinin neredeyse onda birine ulaşabilir”

Malpraktis tazminatlarının kamu sektöründe Hazine tarafından karşılanmasının büyük bir mali yük getireceğini söyleyen Kurban, dava süreçleri ve faizlerle birlikte bir davanın maliyetinin ortalama 70 milyon lirayı bulduğunu aktardı. Kurban, “Yılda 1000 dava olduğunu düşünürsek, bu yaklaşık 77 milyar lira eder. Bu da 2025 sağlık bütçesinin neredeyse onda biri” değerlendirmesinde bulundu.

Tüketici mahkemelerine eleştiri

Tazminat davalarının Tüketici Mahkemelerinde görülmesini eleştiren Kurban, tıbbi değerlendirmelerin çoğu zaman göz ardı edildiğini savundu. Kararların hızla icra edilmesinin hekimler açısından büyük maddi kayıplara yol açtığını belirten Kurban, “İstinaf ya da Yargıtay süreçleri beklenmeden, karar çıkar çıkmaz icra işlemleri başlatılıyor” dedi.

“Kazansanız bile paranızı geri alamıyorsunuz”

Bir hekimin yıllar boyunca edindiği mal varlığını tek bir dava ile kaybetmesinin mümkün olduğunu ifade eden Kurban, üst mahkemelerde kazanılsa bile ödenen tazminatın geri alınamadığını belirtti. Kurban, “50-60 yaşına gelmiş bir doktor, hayatının birikimini kaybediyor ve geri alması mümkün olmuyor. Bu sistem sürdürülebilir değil” diye ekledi.

“Malpraktis, kasıtlı suç gibi değerlendirilemez”

Down sendromu örneği üzerinden “wrongful life” tartışmalarına da değinen Kurban, malpraktisin trafik kazası ya da kasıtlı bir suç gibi değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Tazminat hesaplamalarında tıbbi realitelerin göz ardı edildiğini söyleyen Kurban, “Tazminat miktarlarına karar verilirken masada doktor yok, tıbbın bakış açısı yok” ifadelerini kullandı.

Yeni sistem çağrısı

Hekimsen’in önerdiği yeni sistemin hekim, hasta ve devletin haklarını dengeli bir şekilde koruyacağını belirten Kurban, özel, kamu ve üniversite hastanelerinin aynı şartlarda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kurban, “Dava süreçlerinin kısaltıldığı, dengeli kurulların oluşturulduğu ve ölçülü ceza sisteminin benimsendiği bir yapı öneriyoruz. Meclis’ten bu konuda bir an önce adım atmasını bekliyoruz” dedi.

Daha Fazla Göster

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu